CHP Sözcüsü Yücel: Hiçbir suça, iddianameye sığdıramadığınız İmamoğlu’nu casuslukla suçlayıp 86 milyonun gözünde itibarsızlaştıramazsınız

chp sozcusu yucel hicbir suca iddianameye sigdiramadiginiz imamoglunu casuslukla suclayip 86 milyonun gozunde itibarsizlastiramazsiniz wujNI8SG.jpg

“`html

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “Ekrem İmamoğlu ve CHP ile ilgili yapılan casusluk iddiaları asla dikkate alınmamalıdır. Bir suça ya da mesnetsiz bir iftiraya dayanarak Ekrem İmamoğlu‘nu vatan hainliği ile suçlamanız mümkün değildir. Bu asılsız iddialar, yalnızca Ekrem İmamoğlu’nu ve CHP’yi daha da güçlendirecektir. Kurtuluş ve kuruluşun partisi CHP’nin ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun, bu çirkin iftiralarla yıpratılma çabaları sonuçsuz kalacaktır. Biz haklıyız, güçlüyüz ve mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Bugün CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında çevrimiçi olarak bir araya geldi. Toplantının ardından Deniz Yücel, İstanbul’da bulunan Genel Başkanlık Çalışma Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Yücel’in açıklamalarındaki bazı ana noktalar şu şekilde:

“29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, milletimizin kararlılığını ve mücadele azmini simgeliyor. Bir asır önce bağımsızlık ve özgürlük için savaşan milletimizin, imkansızlıkları aşabileceğini hep birlikte hatırlıyoruz. Hiçbir güç, Cumhuriyet’in kazanımlarını koruma çabalarımızın önünde duramaz. 21. yüzyılda millet, iradesine sahip çıkmak için meydanlarda. Son bir yılda CHP, halkımızla birlikte iktidara karşı kararlılıkla meydanlardayız; demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelesi veriyoruz.

“Türk milleti gereken cevabı verecektir”

Halk iradesini görmezden gelen otoriter bir iktidar, CHP’nin siyasi varlığını yok etmeye çalışıyor. Çünkü CHP’nin yükselişi ve Ekrem İmamoğlu’na olan halk güveninin artışı, iktidarı korkutuyor. Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen ‘hırsız’ gibi asılsız iddialara halk itibar etmedi. Yolsuzluk suçlamaları ise kanıtlanamadı. Zira CHP’nin direniş ruhu, bu tür haksızlıklara karşı durdukça halkın desteği artmaktadır. Şimdi de İmamoğlu’na yönelik deli saçması bir casusluk suçlaması ile engel oluşturmaya çalışıyorlar. Bu duruma Türk milleti gereken cevabı verecektir.

“Ekrem İmamoğlu, yolsuzluk verilerini korumak için yedekleme talimatı veriyor”

2019 İstanbul seçimlerinde, Ekrem İmamoğlu 31 Mart’ta 13 bin oy farkla kazandı fakat seçim iptal edilmişti. 23 Haziran’da ise 800 bin farkla yeniden kazandı. Akabinde yapılan suçlamaların asılsız olduğu ispatlandı. Şimdi de ‘seçimi manipüle ettiniz’ deniliyor. Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde tüm yolsuzluk iddialarına karşı veri yedekleme talimatı vererek halkın güveni için adım atmıştır. Bu nedenle iktidar panikleyerek suç duyurularında bulunuyor.

“Veri kopyalama iddiası sahte belgelerle çürütülüyor”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzalı bir belgeyle Ekrem İmamoğlu hakkında yapılan veri kopyalama iddiaları tamamen çürütülüyor. Bakanlığın, İBB Başkanlığı’na gerekli inceleme ve kopyalama izni vermediği açıkça belirtilmiştir. Bu durum, Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen suçlamaların dayanaksız olduğunu ortaya koymaktadır.

“Casusluk suçlaması, iktidarın kendi suçlarını gizleme çabasıdır”

Eğer birileri casuslukla suçlanacaksa, başta Recep Tayyip Erdoğan ve AKP yetkilileri olmalıdır. FETÖ ve PDY terör örgütünün devlet içerisindeki ilişkilerine göz yummak suçlamalarıda burada gündeme bağlanmalıdır. Döneminde birçok vatansever subaya yönelik haksız suçlamalar yapıldı, ancak aklama süreçleri başarılı oldu. Sonuçta bu tür tezviratlarla gerçekleri gizlemeye çalışmak imkânsız hale geldi.

“İngiltere Başbakanı, Erdoğan ile nasıl görüşebilir?”

İngiltere Başbakanı, Türkiye’yi ziyaret ediyor ve Erdoğan ile görüşecek. Bir gün önce İngiltere’ye yönelik casusluk iddiaları gündeme geldi. Bu durumda, böyle bir suçlama mevcutken İngiltere Başbakanı’nın Türkiye’de nasıl olabileceği sorgulanmalıdır. Anlaşılan o ki, bu iddiaların asılsız ve iç siyasete yönelik bir manipülasyon olduğunu gösteriyor.

“TC kimlik numaralarını koruyamayan siz…”

Geçtiğimiz hafta partimize açılan ‘mutlak butlan’ davası reddedildi. İktidar, yeni bir armağan arayışı içinde. Dava sonrası ortaya atılan casusluk iddiaları, haksız suçlamaların bir başka örneği olarak karşımıza çıkıyor. Bu süreçte halk, Ekrem İmamoğlu’nun üzerine atılan iftiralara rağmen ona olan güvenini koruyor.

Akıldan geçirilmesi gereken şu ki; iktidar, devletin en temel verilerini koruyamıyor, ancak Ekrem İmamoğlu’nu hedef alarak durumu dağıtmak istiyor. Seçmen verilerinden hasta kayıtlarına kadar her alanda güvenlik açıkları varken, şimdi casus olmakla suçlamaları son derece komik kalıyor.

“İmamoğlu’nu itibarsızlaştırmaya çalışamazsınız”

Ne Ekrem İmamoğlu ne de CHP, casuslukla anılamaz. İftiralar, yalnızca İmamoğlu ve CHP’yi daha da güçlendirecektir. Bu tür asılsız suçlamalar, CHP’nin ve Cumhurbaşkanı adayımızın, siyasi sahnede daha da büyümesine neden olacaktır. Bu durumu kabul etmeyenlerin elinde sadece iftiradan başka bir şey kalmayacaktır. Biz haklıyız, güçlü bir şekilde mücadele edeceğiz. Dün Eskişehir’de, haksızlığa karşı yanımızda olan yürekten dostlarımız yer aldı.

“Akın Gürlek hakkında HSK’ya başvurumuz olacak”

Dün İstanbul Başsavcılığı, ifadelerde bulunarak Ekrem İmamoğlu muhalefet edilmemesi gereken bir kişi olarak gösterilemez. Hakkında yürütülen soruşturmada savunması bile alınmayan birinin suçlu olduğu ilan edilemez. Bize bir karar verilmişken, birtakım basın açıklamaları yapmak imkanını izne tabi kılan girişimlerde bulunmak esasen hukuk adına aykırıdır. Bu nedenle Akın Gürlek hakkında HSK’ya gerekli başvurularımızı yapacağız.

“Kanal kapatarak doğruyu saklayamazsınız”

Bu süreçte muhalefet medyasına gözdağı vermek amacıyla TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında da casusluk soruşturması başlatılması ve tutuklanması dikkat çekicidir. Kayyum atama operasyonu, muhalif medyayı baskı altında tutma çabalarından biri. Ancak, halkın doğru habere erişimini engellemek mümkün olamayacaktır. Basın özgürlüğü, her zaman korunacaktır.

“Bayrampaşa Belediyesi’ne yönelik hukuksuzluk”

31 Mart seçimlerinden sonra AKP, CHP’li belediyelere karşı hukuksuz bir savaş açtı. Bayrampaşa Belediyesi özelinde, yerel seçim sonuçlarını hiçe sayarak oluşturulan baskılar bu durumu göstermektedir. Yücel, bu hukuksuz uygulamaların halk iradesine ne kadar zarar verdiğini vurguladı ve mücadelelerinin süreceğini belirtti.

“Mutfaktaki yangın, asgari ücret ve yaşam şartları konuşulmasın”

Toplumun geçim sıkıntıları göz ardı ediliyor. Asgari ücret, yoksulluk sınırları, gıda fiyatlarındaki artışlar gündeme gelmemeli. AKP, bu konuların konuşulmasından kaçınıyor ama halk yaşadığı zorluklarla baş edemiyor. Tarım kesimi ve tekstil sektörü büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalırken, daha birçok sorun da çıkmaza sürükleniyor.

İktidar, bu haksızlıklara karşı halkın direncini kırabileceğini sanmamalıdır. Birlikte mücadelemiz sürecektir.

“`